banerson
yildiz Anasayfa               
yildiz Danışmanlık           
yildiz Eğitim                   
yildiz Kalibrasyon            
Laboratuvar Hiz.
yildiz EuroCons Hakkında
yildiz Bilgi Merkezi           
yildiz Haber Arşivi           
yildiz Referanslar           
İletişim                   

seminer programı


Marka Tescil


Firmanızda HACCP'den  ve ISO 22000'e geçiş sürecinde hangi aşamadasınız ?

Henüz herhangi bir çalışma yapamadık
ISO 22000'e geçiş sürecini tamamladık

Geçiş yapmamız gerektiği ile ilgili bilgimiz yok
ISO 22000'e geçiş çalışmalarımız devam ediyor
ISO 22000'e geçiş sürecini tamamladık ancak uygulamalar etkin değil


Anket sonuçları

Faydalı Linkler

Anasayfa \ Gıda Güvenliği Rehberi \
 
Zeytinyağı Mucizesi ve Akdeniz Beslenme Şeklindeki Yeri
 

Zeytinyağı, açık rengi ve eşsiz lezzeti ile ayrı bir özelliğe sahiptir. Yağın, kendine has lezzeti ve aroması, yapısında düşük konsantrelerde çok çeşitli bileşen olmasından kaynaklanır. Beslenmede önemli yeri olan zeytin yağının,  Akdeniz insanının beslenmesinde de önemi büyüktür. Enerjinin %15 ' ini karşılar. Yapılan çalışmalar, Akdeniz ülkelerinde kandaki kolesterol seviyesinin ve koroner kalp hastalıkları tekrarının daha az olduğunu göstermiştir. Kanser, Avrupa' daki ölümlerin %20' sini oluşturmaktadır. Bununla beraber, Kuzey ve Doğu Avrupa' da kanser ölüm oranı en yüksek seviyede iken, Akdeniz ülkelerinde kanser ölüm oranı en azdır. Kanser ölümlerinin % 35' nin (%10- %70 arası) beslenme faktörlerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

Zeytinyağı (özellikle sızma zeytinyağı); çok düşük miktarlarda, yapısal olarak birbirinden çok farklı, çok sayıda bileşeni içermektedir. Bu maddeler, yağın kendine has tat ve lezzetinin oluşmasını sağladığı gibi kararlılığına da olumlu yönde etki ederler ve insan sağlığı için zararlı kimyasal reaksiyonları (yağ oksidasyonu gibi) engellerler. Bu maddelerin zeytinyağında bulunması, günlük beslenmemizde yağ kaynağı olarak zeytinyağının tavsiye edilmesinin en başlıca nedenidir.

Zeytinyağı ve Yüksek Tansiyon
Besin kaynağı olan yağlar ve kan basıncı arasındaki ilişki tam olarak kurulamamıştır. Bununla birlikte ; kanıtlar, Akdeniz insanının beslenmesinde yer alan düşük doymuş yağ asitleri ve yüksek tekli doymamış yağ asitlerinin, karbonhidratların, liflerin ve mikro besin öğelerinin, kan basıncı üzerinde olumlu etkisi olduğunu göstermiştir. Bu, sağlık açısından istenilen bir durumdur. Tekli doymamış yağ asitlerinin sanılandan daha fazla bir koruyucu etkisi olabilir.

Zeytinyağı ve Diyabet Hastalığı
Birçok tahıl ve sebze içeren geleneksel Akdeniz mutfağı, diyabet hastaları için gerekli olan perhizi karşılamaktadır. Alınan karbonhidratlar genellikle lif içeriği zengin karbonhidratlardır. Bu beslenme şeklinde zeytinyağından dolayı doymuş yağ asiti oranı düşük ve tekli doymamış yağ asiti oranı yüksektir. Alınan yağ miktarı bireyin ihtiyacına göre değişebilir. Açıkcası, Akdeniz mutfağı, diyabet hastaları ve kilo vermek isteyen obez (aşırı şişman) hastalar için sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinme açısından önemli ve gereklidir.

Zeytinyağı ve Obezite
Batı ülkelerinde, önerilenin iki katı hayvansal yağ tüketilmektedir. Böylelikle birçok hastalığın da nedeni olan obezite ortaya çıkmaktadır. Kompleks karbonhidrat ve lif bakımından zengin yiyeceklerin tüketimi, kişiyi obeziteden koruyacaktır. Akdeniz diyeti obeziteyi tedavi ederken veya önlerken aynı zamanda uygun seviyede enerji alımını sağlayacaktır.

Zeytinyağı ve Tromboz
Yapılan birçok çalışmada, özellikle doymuş oranı fazla yüksek yağ içerikli bir beslenmeye göre, düşük yağ içerikli veya bitkisel yağ içerikli bir beslenmenin damardaki kan pıhtılaşmasını (tromboz) önleyici etkisinden dolayı daha çok tercih edildiği belirtilmiştir. Akdeniz diyeti bu gereksinimleri karşılamaktadır ve bu nedenle trombozu önlemek amacıyla önerilebilir.

Zeytinyağı ve Koroner Kalp Hastalıkları
Epidomolojik Çalışmalar
1970 yılında yedi ülkenin (İtalya, Yunanistan, Yugoslavya, Finlandiya, Hollanda, Amerika ve Japonya) beslenme alışkanlığı ile ilgili yapılan araştırmada, 40-59 yaş arası 13.000 kişinin kan basıncı ve kolesterol seviyesi ölçülmüştür. Bu çalışma sonuçlarına göre, koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerin sigara, kan basıncı ve yaşla yakından ilişkili olduğu görülmüştür. Aynı zamanda, doymuş yağ tüketiminin serum kolestrol seviyesi ile ilişkili olduğu anlaşılmıştır.
Akdeniz ülkeleri ile Kuzey Avrupa ülkeleri ve Amerika arasında doymuş yağ asiti ile tekli doymamış yağ asiti tüketim oranları açısından büyük farklılıklar bulunmaktadır. Son 15 yıldaki koroner kalp hastalıkları sonucu ölüm oranları Yunanistan, İtalya, ve Yugoslaya' da doymuş yağ oranı düşük olan zeytinyağı tüketiminin (yüksek tekli doymamış yağ asiti/doymuş yağ asiti oranı) çok olması dolayısıyla düşük çıkmıştır. Bununla beraber, Amerika' da yüksek miktarda doymuş yağ asiti tüketimi tekli doymamış yağ asiti tüketiminin (düşük tekli doymamış yağ asiti/doymuş yağ asiti oranı) etkisini engellemiş ve kalp krizi sonucu ölümlerde artışa neden olmuştur. Yunan adası Girit' de elde edilen veriler; oleik asitin (zeytinyağından alınan) kolesterol düşürücü etkisinin yanında, Akdeniz mutfağındaki diğer besin öğelerinin de (antioksidant vitaminler gibi) koroner kalp hastalıklarını önleyici etkisi olduğunu göstermiştir.
Bazı Akdeniz ülkeleri 40 yıldan beri süregelen beslenme alışkanlıklarını değiştirmemiştir ve hala bu ülkelerde, Amerika ve Batı Avrupa'ya göre koroner kalp hastalıkları sonucu ölümlere daha az rastlanır.

Müdahale Çalışmaları
Çoğu rastgele yapılan önleme çalışmaları sonucunda; doymuş yağ asiti, serum kolesterolü ve koroner kalp hastalıkları arasında çok güçlü bir ilişki olduğu anlaşılmıştır. Doymuş yağ asitinin azaltıldığı ve çoklu doymamış yağ asitlerinin artırıldığı birçok çalışma olumlu sonuç vermiştir. Yapılan denemelerde tekli doymamış yağ asitini özellikle yüksek tutarak bir çalışma gerçekleştirilmemiştir, bu nedenle bu çalışmada Akdeniz diyetinin koroner kalp hastalıklarını engellediğini gösteren bir deney yapılmamıştır.
Akdeniz ülkelerindekine benzeyen beslenme şekli (diyet) farklı bazı müdahale çalışmalarında uygulamalı olarak denenmiştir. Bu beslenme şekilleri serum kolesterolünü ve düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolünü düşürmüştür (yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterolünü etkilemeden). Kolesteroldeki bu düşüşler hastalığı ve ölüm oranlarını da azaltmıştır. Son çalışmalarda, orta düzeyde kolesterolü olan ve herhangi bir koroner kalp hastalığı olmayan erkeklere verilen güçlü lipit düşürücü ilaçlarla, herhangi bir yan etki görülmeden, kalp krizi tekrarları ve koroner kalp rahatsızlığı sonucu ölüm oranları azaltılmıştır.

Beslenme Tavsiyeleri
Birçok ulusal ve uluslararası kaynak, geleneksel Akdeniz mutfağına benzer engelleyici diyet önerilerinde bulunur. Bunlar;

  • toplam yağ, en fazla enerjinin %30' unu karşılayacak kadar olmalı
  • doymuş yağ asiti tüketimi enerjinin %10'undan azını karşılamalı
  • çoklu doymamış yağ asiti tüketimi enerjinin %10'undan fazlasını karşılamamalı (7-10 %)
  • tekli doymamış yağ asiti tüketimi enerjinin %10-15'ini karşılamalı
  • günlük kolesterol alımı 300 mg'dan az olmalı
  • kompleks karbonhidrat ve lif tüketimi arttırılmalı

Akdeniz beslenme şeklinde (diyetinde);

  • bol miktarda bitkisel gıdalar, ekmek, hububat ürünleri, sebze, baklagiller
  • meyve
  • az miktarda hayvansal ürünler
  • yüksek oranda tekli doymamış yağ asiti içeriği ile zeytinyağı
  • az miktarda doymuş yağ asiti
  • bol miktarda karbonhidrat ve lifli gıdalar

Bu önerilen liste doğrultusunda çok lezzetli ve iştah açıcı bir beslenme programı uygulanabilir.

Koroner Kalp Hastalıklarından İkincil Korunmada Zeytinyağı
Beslenme dahil, kalp damar sistemine etki eden tüm risk faktörlerinin tedavisi önemli ikincil bir koruma yaklaşımıdır. Hayvan ürünlerinin ve doymuş yağ asitlerinin az olduğu beslenmelerde, düşük kolesterol sağlanmış ve koroner kalp hastalıkları oranı azaltılmıştır. Yüksek oranda tekli doymamış yağ asiti içeriğiyle (genellikle oleik asit), hyperlipidaemia, yüksek kan basıncı gibi risk faktörlerine doğrudan etki sağlanarak ve aynı zamanda antioksidan aktivitesi gibi koruyucu etkiler aracılığı ile yine aynı olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

Zeytinyağının Kanser Üzerindeki Etkisi
Hastalıklarla yapılan çalışmalar düzenli zeytinyağı tüketiminin kanser ile ters orantılı olduğunu göstermiştir. Birçok araştırma zeytinyağı ile göğüs kanseri veya mide kanseri arasında bir bağıntı ortaya koymuştur. Bu konu hakkında daha fazla çalışma gerekirken, ortaya çıkan sonuçlar, kesin olmamakla beraber zeytinyağının göğüs kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunu desteklemiştir. Zeytinyağının mide kanserine karşı koruyuculuğu kesin değildir. Sonuç olarak, meyve ve sebze tüketiminin artırılması mide kanserini önlemede yardımcı olabilir.
Zeytinyağının kolon, endometriyum ve yumurtalık kanseri gibi başka kanserleri de engellediği düşünülmektedir. Fakat yapılan araştırmaların azlığından dolayı yeterli kanıt elde edilememiş ve sonuçlar tahminden ileri gidememiştir. Bununla beraber, zeytinyağının tümör oluşumuna etkisini gösteren hiçbir çalışma yoktur.

 

Kaynak:

http://europa.eu.int/comm/agriculture/prom/olive/medinfo/index.htm

site editörüne ulasin
Telif Hakkı © 2003-2007 EUROCONS Eğitim Danış. ve Kal. Hiz. San.Tic. Ltd. Şti.
Şartlar ve Gizlilik
Designed by EuroCons